Shafak Translate

Bestseller'dan Az Kullanılmıs Ingilizce
Aslında burada göz ardı edilecek bir hata var, lakin bu girdiye özel “bir şeye de kusur bulma yahu!” diye çıkışılası tavrımın sebebi yazarın “estetik” kelimesini ziyadesiyle serbestçe kullanması.
Hata şu: Aesthetics isimdir, aesthetic sıfat olarak kullanılır (buraya uymayan bir istisna haricinde). Bir de bence kitap kapaklarından bahsederken Şafak illaki “estetik” demek zorunda değil. Bunu demişken, bence yazar her olayı, kişiyi, nesneyi tasvir ederken “beautiful” ve “beauty” kelimelerini de kullanmak zorunda değil.

Aslında burada göz ardı edilecek bir hata var, lakin bu girdiye özel “bir şeye de kusur bulma yahu!” diye çıkışılası tavrımın sebebi yazarın “estetik” kelimesini ziyadesiyle serbestçe kullanması.

Hata şu: Aesthetics isimdir, aesthetic sıfat olarak kullanılır (buraya uymayan bir istisna haricinde). Bir de bence kitap kapaklarından bahsederken Şafak illaki “estetik” demek zorunda değil. Bunu demişken, bence yazar her olayı, kişiyi, nesneyi tasvir ederken “beautiful” ve “beauty” kelimelerini de kullanmak zorunda değil.

- Yazarın a) şiirsel anlatım yakalamak için b) Türkçeden doğrudan çeviri yapması sebebiyle cümleleri sağdan soldan çekiştirmesi fenomeni burada da görülüyor. “Whose name was written in water - so wanted to be called the Romantic poet John Keats” öbeğinin bu kafa karıştırıcı hali yerine “John Keats, a Romantic poet, wanted to be remembered as “one whose name was writ in water” denebilirdi karakter limiti aşılmadan. (“writ in water” dememin sebebi, Keats’in mezartaşında ifadenin böyle geçmesi. Gene mezartaşında olduğu için ifade “called” yerine “remembered” daha “romantik” duyulabilirmiş.)
- Yukarıdaki madde hata değil, öneriydi, fakat diğer tweet de bir paralel yapı hatası var gene. “novelists, East or West” demiş Şafak. Bu haliyle romancılar “Doğu” ya da “Batı” olarak niteleniyorlar. Ya East ya da West’in önüne yer belirten bir bağlaç getirilmeli (in, of gibi), ya da Doğulu/Batılı anlamına gelecek bir kullanım benimsenmeliydi.
Not: A-/B+

- Yazarın a) şiirsel anlatım yakalamak için b) Türkçeden doğrudan çeviri yapması sebebiyle cümleleri sağdan soldan çekiştirmesi fenomeni burada da görülüyor. “Whose name was written in water - so wanted to be called the Romantic poet John Keats” öbeğinin bu kafa karıştırıcı hali yerine “John Keats, a Romantic poet, wanted to be remembered as “one whose name was writ in water” denebilirdi karakter limiti aşılmadan. (“writ in water” dememin sebebi, Keats’in mezartaşında ifadenin böyle geçmesi. Gene mezartaşında olduğu için ifade “called” yerine “remembered” daha “romantik” duyulabilirmiş.)

- Yukarıdaki madde hata değil, öneriydi, fakat diğer tweet de bir paralel yapı hatası var gene. “novelists, East or West” demiş Şafak. Bu haliyle romancılar “Doğu” ya da “Batı” olarak niteleniyorlar. Ya East ya da West’in önüne yer belirten bir bağlaç getirilmeli (in, of gibi), ya da Doğulu/Batılı anlamına gelecek bir kullanım benimsenmeliydi.

Not: A-/B+

Buradaki sorunlu öbek “our humanity will ebb like a dry river.”
- Ebb fiilinin anlamı, gelgit eylemindeki git gibi suların çekilmesi. O yüzden “çorak nehir gibi kurumak” benzetmesini tam karşılayamıyor. 
- Üstteki maddeyi es geçsek bile cümlenin yapısında mantıksal bir hata var. Kuru bir nehrin suları çekilemez. O yüzden yazar ” will ebb like a dry river would.” demeliydi. Paralel yapıya sadık kalınmaması, cümlenin anlamını da bozuyor.
- Bazı benzetmeleri Türkçe’den İngilizce’ye olduğu gibi çevirmemek lazım. Ama illa bu benzetme kullanılacaksa “river runs dry” kalıbıyla çeşitlemeler uygun olurdu.
Not: B+/B

Buradaki sorunlu öbek “our humanity will ebb like a dry river.”

- Ebb fiilinin anlamı, gelgit eylemindeki git gibi suların çekilmesi. O yüzden “çorak nehir gibi kurumak” benzetmesini tam karşılayamıyor. 

- Üstteki maddeyi es geçsek bile cümlenin yapısında mantıksal bir hata var. Kuru bir nehrin suları çekilemez. O yüzden yazar ” will ebb like a dry river would.” demeliydi. Paralel yapıya sadık kalınmaması, cümlenin anlamını da bozuyor.

- Bazı benzetmeleri Türkçe’den İngilizce’ye olduğu gibi çevirmemek lazım. Ama illa bu benzetme kullanılacaksa “river runs dry” kalıbıyla çeşitlemeler uygun olurdu.

Not: B+/B

- İlk cümlede bir paralel yapı (parallel structure) sorunu var. “Kaddafi’nin ölümü […] bir devir nihayet bitti” yerine “Kaddafi öldü […] bir devir nihayet bitti.” daha uygun olurdu. Ya da “Kaddafi’s death” öbeğinden sonra means gibi bir bağlayıcı fiil kullanılmalıydı.
- “There be no”, “Y U NO” örneğinde olduğu gibi kullanılan bir kalıp olsa da, böyle ciddi bir girdi de “there will be no” demek daha şık dururdu. Yardımcı fiil önemli.
- Shafak’ın “bundan sonra hiç diktatör olmayacak” demesi de oldukça iddialı olmuş.
Not: B

- İlk cümlede bir paralel yapı (parallel structure) sorunu var. “Kaddafi’nin ölümü […] bir devir nihayet bitti” yerine “Kaddafi öldü […] bir devir nihayet bitti.” daha uygun olurdu. Ya da “Kaddafi’s death” öbeğinden sonra means gibi bir bağlayıcı fiil kullanılmalıydı.

- “There be no”, “Y U NO” örneğinde olduğu gibi kullanılan bir kalıp olsa da, böyle ciddi bir girdi de “there will be no” demek daha şık dururdu. Yardımcı fiil önemli.

- Shafak’ın “bundan sonra hiç diktatör olmayacak” demesi de oldukça iddialı olmuş.

Not: B

Ağır (heavy) kelimesini burada kullanıldığı anlamla İngilizcede kullanmak da mümkün, fakat “being a writer is … heavier” öbeğinin, destekleyen bir isim, bir argüman olmadan anlam ifade etmesini beklemek zor. Nasıl ki “I have heaviness on the society” diyemezsiniz, “being a writer is heavier” da diyemezsiniz.
Not: B+

Ağır (heavy) kelimesini burada kullanıldığı anlamla İngilizcede kullanmak da mümkün, fakat “being a writer is … heavier” öbeğinin, destekleyen bir isim, bir argüman olmadan anlam ifade etmesini beklemek zor. Nasıl ki “I have heaviness on the society” diyemezsiniz, “being a writer is heavier” da diyemezsiniz.

Not: B+

Burada çeviri hatası olmasa da akla takılan iki soru var:
- Neden Shafak sadece Türkçe konuşanlara huzur ve vefa, İngilizce konuşanlara sadece bilgi diliyor?
- İngilizce konuşulan dünyada “I wish you a happy Eid full of culture” cümlesi nasıl karşılanır?
Not: A-/B+

Burada çeviri hatası olmasa da akla takılan iki soru var:

- Neden Shafak sadece Türkçe konuşanlara huzur ve vefa, İngilizce konuşanlara sadece bilgi diliyor?

- İngilizce konuşulan dünyada “I wish you a happy Eid full of culture” cümlesi nasıl karşılanır?

Not: A-/B+

- “İlişkiler yumuşadı” anlamında “softened” kelimesi, akla Semra Özal/Tansu Çiller fıkraları getiren bir kullanım olmuş. “improved” daha çok tercih edilen bir kelime.
Not: B+

- “İlişkiler yumuşadı” anlamında “softened” kelimesi, akla Semra Özal/Tansu Çiller fıkraları getiren bir kullanım olmuş. “improved” daha çok tercih edilen bir kelime.

Not: B+

- “Why is”den sonra “it” gelmeli, bu haliyle cümlenin öznesi yok.
- talk fiili gereksiz yere iki defa kullanılmış.
Not: B+

- “Why is”den sonra “it” gelmeli, bu haliyle cümlenin öznesi yok.

- talk fiili gereksiz yere iki defa kullanılmış.

Not: B+

- “Unutmuyorum ismini” ile “Remember his name.” aynı anlama gelmiyor. Daha uzun cümlelerde özneyi düşürünce birinci tekil şahıstan bahsedildiği iması belirgin, ama burada “İsmini hatırlayın” anlamı daha baskın.
- “This much delay, is it one reason behind many of our ignorances today?” cümlesi gereğinden fazla uzun ve garip duyuluyor. “Is this long delay one reason for ignorances today?” olarak yeniden yazılabilirdi.
- Shafak’ın Milli Tarih kitabını uzun yıllar sonra tekrar okuması güzel tabii, ama çok da gerekli bir faaliyet değil bu.
Not: B+

- “Unutmuyorum ismini” ile “Remember his name.” aynı anlama gelmiyor. Daha uzun cümlelerde özneyi düşürünce birinci tekil şahıstan bahsedildiği iması belirgin, ama burada “İsmini hatırlayın” anlamı daha baskın.

- “This much delay, is it one reason behind many of our ignorances today?” cümlesi gereğinden fazla uzun ve garip duyuluyor. “Is this long delay one reason for ignorances today?” olarak yeniden yazılabilirdi.

- Shafak’ın Milli Tarih kitabını uzun yıllar sonra tekrar okuması güzel tabii, ama çok da gerekli bir faaliyet değil bu.

Not: B+

Buradaki hatalar çok göze batan cinsten değil, ancak gene de ufak notlar düşelim:
- İlk cümle “Among … were a few women’s shelters.” ya da “There were a few women’s shelters among” olarak yeniden yazılırsa daha makbul olur ama bu halinde sorun yok.
- “Women’s shelters” da imla tutarsızlığı var. Ya ilk harflerin ikisi de küçük olsun, ya da ikisi de büyük.
- “here” (burada) değil, “there” (orada) kullanılmalıydı meğerki Shafak o evlerde bizzat kendisi kalıyorsa.
Not: A-/B+

Buradaki hatalar çok göze batan cinsten değil, ancak gene de ufak notlar düşelim:

- İlk cümle “Among … were a few women’s shelters.” ya da “There were a few women’s shelters among” olarak yeniden yazılırsa daha makbul olur ama bu halinde sorun yok.

- “Women’s shelters” da imla tutarsızlığı var. Ya ilk harflerin ikisi de küçük olsun, ya da ikisi de büyük.

- “here” (burada) değil, “there” (orada) kullanılmalıydı meğerki Shafak o evlerde bizzat kendisi kalıyorsa.

Not: A-/B+